Fetus_gelisimi

GEBELİĞİN İLK ÜÇ AYI

(BİRİNCİ TRİMESTR)




5-8 GEBELİK HAFTALARI: Gebeliğin 5.-6.haftasında gebelik olup olmadığı, kalp atışlarının varlığı araştırılır.Gebelik Kesesinde embrio 5mm. ulaşmış ise kalp atışları görülmesi gerekir.8.Gebelik  haftasında baş-popo mesafesi 13 mm civarındadır.Kalp atımı rahat izlendiği gibi,el bileği ve parmaklarda gelişmeye başlamıştır.Bebeğin hareketleride ultrason muayenesinde kolayca görülür.



9-11 .GEBELİK HAFTALARI:Bu haftadan itibaren bebek FETUS adını almaktadır. Bebeğin kemik yapısı şekillenmeye başlamıştır.Kafası vücudununyarısı kadardır.Kafa da gözler ayırt edilir.El ve ayaklar oluşmuş olup, cinsiyet farklılaşmıştır.11.Gebelik haftasında tüm organ taslakları oluşmuş ve dokular olgunlaşma aşamasına geçmiştir.Beyin gelişimi diğer organlardan daha hızlı olmaktadır.



11-14.GEBELİK HAFTALARI: Bu haftalar İKİLİ TEST için önelidir.Baş-Popo uzunluğu 79 mm den küçük olan bebeklere ikili test yapılabilir.Daha büyük ise  üçlü test zamanı beklenmelidir. 12.Gebelik haftasından itibaren yüzün alın kısmı,orbitalar,burun,dudaklar ve kulaklar görülebilmektedir.



GEBELİĞİN 2. ÜÇAYI  (İKİNCİ TRİMESTR DÖNEMİ)



12-28. Haftalar arasını kapsar.Gebeliğin en rahat ve en güzel dönemidir.Eğer ikili test çeşitli nedenlerle yaptıramamış olan gebe bu önemde ÜÇLÜ veya DÖRTLÜ TEST  yaptırabilir. 16.Gebelik haftasında emme refleksi başlar ve bundan sonra normal insan şeklini almaya başlar.18. Haftadan sonra da kalbin iç bölümleri görülebilir, fakat kalp gelişimini daha tamamlamamış-tır.Bebeğin böbrekleri idrar üretmeye başlar.Artık başındaki kıllarda da artış olur.Gebeliğin 20. haftasına gelindiğinde yol yarılanmış demektir.Bu haftada rahim göbeğin 2 parmak aşağısında yer alır.Bebek 17 cm uzunluğa , 300 gr.. civarında ağırlığa erişir.Seslere karşı tepki verir.21. Haftadan itibaren de bebek hareketleri rahat izlenmeye başlar.Bundan dolayı anne adayı  bebeğiyle  daha bütünleşmiş olup endişeleri birazda olsa azalmıştır.24. Gebelik haftasında bebek 30 cm .uzunluğa erişmiştir.Kilosuda 600 gr. civarındadır.26. Haftada amnion maii fazla olduğundan bebek hareketleri daha kuvvetli hissedilir.28. Gebelik haftasında bebek 40 cm boya yaklaşık 1000 gr ağırlığa ulaşmıştır.



GEBELİĞİN  SON ÜÇ AYI (ÜÇÜNCÜ TRİMESTR )



29.-40.Haftalar arasını içerir.30. Gebelik haftasından itibaren bebeğin cildini kaplayan ince  tüyler kaybolurken,el ve ayak tırnakları uzamaya başlar.Bebeğin ağırlğı doğum ağırlığının %60 ına ulaşmıştır.Bu haftadan itibaren gebenin kalsiyum ihtiyacıda artar.Ciltaltı yağ dokusunda artış nedeniyle bebeğin cilt rengi kırmızıdan pembeye doğru değişir.33.Gebelik haftası önemli haftalardan biridir,çünkü bebeğin soluk alıp vermesinde  rol oynayan akciğerlerdeki alveol dediğimizhava keseciklerinin cidarlarının birbirine yapışmasını önleyen surfaktan dediğimiz maddenin yapımının hızlandığı bir dönemdir.Hamileliğin en zor haftasıda 35-36. haftalardırRahmin yukarı doğru büyümesi artık maksimum seviyededir.Mide ve kalbe bası artmıştır ve de anne adayı zorlanmaya başlar.Anne karnındaki bebek bu haftalardan sonra kilo almaktan başka işi kalmıyor.37.Gebelik haftasını tamamlayan bebek miadını doldurmuş kabul edilebilir.Planlanmış sezaryen olacak ise bu haftadan sonra bebek doğurtulabilir.

Nis 22nd by halukerkur

fizyolojik Gebeliğin 6.haftasından itibaren genellikle sabahları bulantı olabilir.Bu bulantıları yemek kokuları kolaylıkla artırabilir,hatta  hoş olmayan kokular,parfüm kokuları bile olayı daha da kötüleştirebilir.Anne adayının endişeleri de  bulantı ve kusmayı artıran faktörlerdendir.Bu süreçte sulu ve kokulu yemeklerden uzak durarak,sık sık kuru gıda alarak (tuzlu veya tatlı bisküvi,ekmek,peynir,leblebi gibi) bir nebze kötü duygulardan uzaklaşabiliriz. Bu dönemde  bebeğin anne karnında beslenmesi için, aşırı titiz davranmaya gerek yoktur.Anne adayının kilo kaybının aşırı olmaz ise, bebeğin gelişimini etkilemez.



Gebe kaldıktan ve bu durumu öğrendikten sonra en çok sorulan soruların başında cinsel ilişki gelmektedir.Doktorunuz tarafından yasaklanmadığı sürece cinsel ilişki kurulabilir.Anne adayının da bu konuda ki duygu ve düşünceside önemlidir.Endişe ve korkuları var ise ,haznesi yeterli derecede ıslaklığa ulaşamıyacağı için cinsel birleşme ağrılı olur.Bu nedenden dolayı cinsel ilişkiye girilmemesi daha uygundur.



Gebelerin üçte ikisinde aşerme  belli yiyeceklere karşı olabilir.Bunun nedeni tam olarak bilinmemektedir.Belki de gebeliğinin sosyal çevreye onaylatılaması olarak da düşünülebilir.Bu konuda anne adayını yargılamak doğru değildir.Fakat ekolojik dengemizin bozulduğu dünyamızda yediklerimize dikkat etmemizde yarar vardır.En pratik öneri anne adayı içinde bulunduğu mevsimde hangi meyva ve sebze bol ve ucuz ise onu yemesinde fazla sakınca olmayacağı  kanısındayım.Konserve ,dondurulmuş besin tüketmek yerine tazelerini tüketmek daha doğrudur.



İki aylık hamile iken,rahim komşu organlara baskı yaptığı için sık sık tuvalete gitmeniz normaldir.



Mide ekşimesi ve hazımsızlık şikayetleri bu dönemde sıkça karşımıza çıkar.Fazla rahatsız duyuyorsanız  bu şikayetinizi doktorunuz ile paylaşın.Bunun dışında çiğ sebze, salata ve meyva yemeği gün içindeki öğünlere paylaştırınız.Akşam saat sekizden sonra yemek yememeğe özen gösteriniz.Çünkü bu saatten sonra yenecek tüm gıdalar midede kalış süresi uzun olacağından sizi rahatsız edecektir.



Gebelikte memelerde büyüme ve meme uçlarında kararma belirgindir.Meme büyümesi sizi rahatsız ediyor ise memeyi destekleyen özelliklede alttan destekleyen sütyenler tercih edilmelidir.



Gebelikte bel  çevresinde genişleme olduğundan dar giysilerden kaçınmak gerekir.Özellikle dar kotlar giymek hamilelik ve mantar enfeksiyonları için uygun değildir.



Gebelikte diş etleri yumuşamış ve kızarmış olabilir ve çabuk kanayabilir. Bu nedenlele dış fırçası alırken ,yumuşak kıllıları terçih edilmelidir.



Gebeliğin ilerlemesiyle omurgada da değişiklikler olmaktadır.Büyüyen rahimden dolayı bel kemiği arkaya dogru kayar.Bu nedenle uzun süreli oturuşlarda bel kemiğini yastıkla desteklemek statik bel ağrılarını azaltabilir.Son aylara  doğru da sırt ve alt ekstremitelerde ağrı ,hissizlik ve güçsüzlük yapabilir.



Gebelik boyunca ve erken lohusalıkda  dikkat toplama,konsantrasyon ve hafıza ile ilgili zayıflama sorunları yaşanabilir.



Gebeliğin ilk aylarında uykuya yatkınlık artabilir,fakat 12. haftadan itibaren lohusalığın 2. ayına kadar uykuya dalmada zorluk, sık uyanmak ve uyku kalitesinde azalma sorunu yaşanabilir.



Gebelikte kilo almaya gelirsek; genel kural ilk üç ayda BİR kilo alınır veya verilir,ikinci üç ayda  BEŞ kilo  ,son üç ayda BEŞ-ALTI  kilo almak idealdir.İkinci -üçünçü  üç ayda ;ayda 1.5-2 kilo gramın üzerinde kilo artışları üzerinde durulması gereken önemli bir konudur.Eğer ödem nedeniyle ,bu artışlar söz konusu değil ise, Diyet Uzmanından yardım alınması uygundur.Çünkü bilinsiz yapılan diyetler bebeğin gelişimini etkiliyebilir.



Nis 22nd by halukerkur

pregnancy_ultrasound

İKİLİ TEST

İlk üç ay tarama testidir. 11. ve 13. gebelik haftalarında yapılır. Bu haftalarda ultrason ile bebeğin baş-popo mesafesi ve ense kalınlığı ölçülür, kanda PAPP-A ve serbest HCG isimli hormonlar bakılarak DOWN SENDROMU ile ilgili bir risk oranı verilir. 14 Haftayı geçen gebelerde bu test yapılamaz. Ultrasonda bebeğin burun kemiğinin saptanması testin %60 belirleme oranını %85 lere çıkarır. Anne yaşı bu testte dikkate alınmaz.



ÜÇLÜ TEST



Anne adaylarına 16. ve 18. haftalarda önerilen bir testtir. Hormon ölçüm sonuçları; anne adayının yaşı ve sıgara içip içmediği testi etkiler. Genel olarak 1:250 nin üzerinde risk çıktığı zaman aile ile durum tartışılır, amninosentezin riskleride anlatılarak amniosentez yapılabilir.



DÖRTLÜ TEST



15. ve 22. haftalar arası yapılmaktadır. Yeni test olup ülkemizde  birkaç yıldır uygulanmaktadır. Üçlü Teste ilave olarak İNHİBİN A isimli hormon bakılmaktadır. Bu hormonun ilavesiyle Üçlü Testin duyarlılığı % 14 oranında arttığı söylenmektedir. Dörtlü Testin diğer bir avantajıda diğer genetik hastalıklar hakkında da bilgi verdiği bildirilmektedir. Dezavantajı da maliyetidir.

Nis 22nd by halukerkur

Hamilelikte en ilgi çeken ve en çok konuşulan, çevrenin en fazla baskı yaptığı konu “BESLENME”dir. Gebe kaldıktan sonra sorulan ilk sorulardan biri hep ne yemeliyim olmuştur. Fakat önemli olan ilk üç ayda ne yeneceği değil ne yenmeyeceğidir. Bunlar çay, kahve, kolalı içecekler, SİGARA, alkollü içecekler, şuruplu tatlılardır. Özellikle SİGARA hamilelikte affedilebilir bir madde değildir. Bir annenin bebeğine bu kadar zararı dokunan bir keyif maddesini kullanmasını hiç tasvib etmiyorum.



Gebeliğin ilk dönemlerinde bulantı ve kusma şikayetlerinin fazla olduğu bir dönemde, anne adayı yemek konusunda strese sokulursa bu durum faydadan ziyade zarar verebilir.



Gebe mutlaka ÜÇ ÖĞÜN yemelidir. Akşam saat 8′den sonra da yememeye özen göstermelidir. Öğün atlamamalıdır. Uzun süren açlık hem kendisi hem de bebeği için sakıncalıdır.



Normal bir gebelik süresince bir anne adayının 10-12 kilo alması idealdir. Fakat yemek yemeyi
seven toplumumuzda genel olarak 15 kilograma kadar artışları hoş görmekteyiz.



Gebelikte artan PROTEİN ihtiyacı et, süt, yumurta, ve baklagiller (fasulye, mercimek, börülce)den karşılanır. Haftada bir kez balık yemek, omega 3 ve 6 yağ asidleri alınacağı için bebeğin beyin gelişiminde yararlı olacaktır.Günde bir bardak süt, bir bardak yoğurt yeterli olup, kalan kalsiyum ihtiyacı yenen peynir ve yeşil yapraklı sebzeler ile karşılanabilir.



Gebeliğin 4. ayından itibaren demir ihtiyacı artar. Bunu karşılamak için demir preparatları kullanıldığı gibi gıdalarla da karşılanabilir.Kan yapıcı olarak bilinen pekmez,siyah kara üzüm,kırmızı et,yumurta ve kuru baklagiller (mercimek) diyete  bir şekilde girmelidir.Demir ilaçları alırken aç karnına ve portakal suyu gibi asitli içecekle almağa dikkat edilmeliyiz.(demir emilimini artıran  nedenler)Bu preparatlar sütle ve çayla alınırsa emilimi bozacağı için yeterli fayda sağlamaz.Bazı gebeler mide rahatsızlığı nedeniyle demir ilacı kullanamıyorsa onikiparmak barsakta emilen prepratlar önerilebilir.



C vitamini taze meyva ve sebzelerde bulunur. Bunlar özellikle portakal, limon, kırmızı ve yeşil biber, lahana ve brüksel lahanasıdır.



Gebeliğin ilk üç ayında önemli olan bir vitamin de folik asittir. Taze yeşil sebzeler, ıspanak, fındık, fıstık, kepekli ekmekte mevcuttur.  Folik asit eksikliği bebeklerde nöral tüp defekti dediğimiz omurilikte ve beyinde kalıcı hasar yapan anormalliklerle karşımıza çıkar.



Hamilelikte   kabızlık eğilimi fazla olduğu için beyaz ekmekten ziyade kepekli ekmek tercih edilmelidir.Gebelikte bol miktarda sıvı alınması önemlidir. Özellikle idrar yolu enfeksiyonu ve ileri gebelik haftalarında erken doğum yapma riskini azaltır.Çünkü ağrı merkeziyle susuzluk merkezi birbirine çok yakın olduğundan birbirini etkileyebilirler.



Kafeinli içecekler bebeği fazla uyardığı için önerilmemektedir. Tamamen katkısız doğal ıhlamur, limon, adaçayı, kuşburnu, limon gibi bitki çayları tavsiye edilir.  Sinameki konusunda endişeler vardır. Alkol tüketimi kesinlikle yasak olup çok nadir özel günlerde bir kadeh kırmızı şarap içilebilir.



Aşırı tuz tüketiminden kaçınılmalı yemeklere tad verilecek şekilde tuz kullanılmalı fakat asla tuzluk sofrada yer almamalıdır. Hormonlara bağlı olarak su ve tuz tutulumu artacağı için vücutta ödeme yol açabilir. Yatkın bünyelerde tansiyon yükselmesini hızlandırabilir.



Gebelikte  asla diyet yapılmaz. Çok kilolu bir bayan gebelik boyunca dikkat ederse hiç kilo almadan sağlıklı bir doğum yapabilir. Çok zayıf gebeler ise yeterli kilo alamazlarsa düşük doğum ağırlıklı ve de erken doğum yapabilirler.



BESLENME İÇİN ÖNEMLİ HUSUSLAR




- Günde üç öğün beslenmeli



- Öğle yemeği ana öğünümüz olmalı



- Çiğ sebze ve meyvalar gün içinde tüketilmeli



- Akşam sekizden sonra yememeğe özen gösterilmeli



- Öğünlerimizde et, süt, yumurta gibi temel gıdalara mutlaka yer vermeli



- Yeterli miktarda sıvı almalı ( yeterli sıvı alınırsa idrarda renk ve koku olmaz)



-  Tatlı olarak meyva ve sütlü tatlılar tercih edilmeli, mümkün olduğunca şuruplu ve kremalı tatlılardan uzak durmalı



- Mevsimlik bol ve ucuz sebzeleri tercih etmeli



- Süt tüketimini tercih etmeyenler mutlaka öğünlerde birer bardak yoğurt tüketmeli



- Yumurtayı bir şekilde mönüye sokmalı (örneğin bol yumurtalı kek )



Nis 22nd by halukerkur

Gebelerde Tetanoz, Hepatit A ve B, Grip Aşısı ilk ÜÇ aydan sonra uygulanabilir. Kızamık, Su Çiceği, Kabakulak Aşıları yapılmaz. Kuduz Aşısı uygulama takvimi gebe olmayanlara nasıl yapılıyorsa aynı şekilde uygulanır.

Nis 24th by halukerkur

Kabızlık  hamilelil de sık rastlanılan bir durumdur.Barsak hareketlerini yavaşlaması nedeniyle uzun geçiş zamanı ,ve rahim tarafından sıkıştırılaması sonucu olur.Aşırı kabızlık da hemoraide (basur)neden olabilir.Bu da çok rahatsızlık verici bir durumdur.Bu nu engellemek için, hergün düzenli olarak tuvalet gitmeli  ve hiçbir zaman tuvalete gitmeyi ertelememeliyiz.Lifli  yiyecekleri fazla tüketmeliyiz ve sıvı tüketimide yeterli olmalıdır.



Kabızlık,idrar yolları enfeksiyonuna yakalanma şansını da artırır Kabızlık çeken gebe,  idrar yolları  enfeksiyonundan  kurtulamaz. Gıdalarla  başa çıkılamaz ise, lactulose  içeren şuruplar içilebilir. Kuvvetli laksatifler ve sulu lavmanlar erken doğuma yol açaca-bileceği  için kullanılması sakıncalıdır.



Nis 24th by halukerkur

Bu şikayetler özellikle gebeliğin ilk üç ayında görülmektedir.Sabah ları gebeler kendilerini daha kötü hisseder.Fakat bu durum %90 ilk üç ayın sonunda biter,%10 nun da bebek hareketlerinin hissedildiği 20-22 haftalara kadar sürebilir.Aşırı bulantı kusma şikayeti olan gebelerin hipertiroıdızm hastalığı bulunabilir.Bunun araştırılması gerekir.



Bulantı ve kusmayı azaltacak ilaçların yanında bazı nüaslara da dikkat etmeliyiz.Örneğin ; sabahları mutfağa girmiyelim ,kahvaltıda   ekmek,  kraker  , bisküvi  ,peynir gibi kuru gıdalar tüketelim,salçalı ve yağlı yiyeceklerden uzak duralım,gün içinde tüketmek üzere yanımızda leblebi veya kraker bulunduralım.Bu dönemde  demir  preparatlarını almayalım.Bazen  bulantı kusmalar inatçı hal alırsa ,idrarda yapılan tetkiklerde aseton ortaya çıkarsa,  hastaneye yatarak tedavi gerekir.



Nis 24th by halukerkur

pregnant_1Gebelerde sık görülen şikayetlerden biridir.Büyüyen rahmin mideye bası yapması ve  mide boşalmasında geçikme sonucu mide içeriğinin yemek borusuna doğru yer değişikliği yapması mide yanmalarına neden olur.



Yemek yedikten sonra hemen yatılmaz  ve yüksek yastık kullanılırsa  şikayetler hafifleyebilir. Bu önlemlere rağmen yanmalar devam ederse anti asid tabletler veya şuruplar kullanılabilir.  Şikayetler   devam ediyor ise   doktorunuzla konuşmalısınız.



Nis 24th by halukerkur

Bunlar genellikle doğuştan yatkın kişilerde olur.Gebelik  ve ilerleyen yaşlarla da artar.Gebeler,önem olarak uzun süre ayakta kalmaktan sakınmalı,  fırsat buldukça uzun oturarak alt ekstremitelerini  dinlendirmelidir.



Varis şikayetleri olanlar ,varis çorabı kullanmalıdır. Gerekirse de tıbbi tedavi uygulanabilir.

Nis 24th by halukerkur

Herhangi bir düşük veya erken doğum tehdidi yoksa gebelerde cinsel ilişki    kısıtlaması  yoktur.     Gebeliğin son ayına kadar  cinsel ilişki olabilir.  Son aylarda sık cinsel ilişkiye  girmek, erkeğin üste olduğu  pozizyondaki  ilişkiler de,  gebenin erken suyunun gelmesine  neden olabilir.

Cinsel ilşki zamanını ve ilişki sıklığını gebeye bırakmak gerekir. Çünkü  gebe , psikolojik olarak  cinsel ilişkiye hazır değilse ilişkinin kalitesi düşeceği için ve vaginal sulanma az olacağından ilişki esnasında  bel ve kasık ağrısı şikayeti olabilir.

Nis 24th by halukerkur

Gebelerde  akıntı artar , fakat bu durum herzaman patolojik değildir.Akıntı eğer  rahatsız veriyor ise  500 cc kaynamış soğumuş suya 30 cc üzüm sirkesi konarak elde edilen karışım ile hazne  iğnesi çıkarılmış enjektör yardımıyla yıkanabilir.Bu karışım en fazla  yedi gün içinde kullanılır.Akıntı şikayeti devam ediyorsa doktorunuza baş vurmalısınız.

Nis 24th by halukerkur

Hamile Spor

Gebelere hareket kısıtlaması getirilir, fakat bu durum genellikle abartılır.Aşırı yorgunluk ve hareket,  gebeyede bebeğe de zararı olabilir.



Günümüz koşullarında gebeler için en iyi spor  ; yüzme  ve yürüyüştür. Günde  iki defa 30  dakikalık yürüyüşler gebenin pelvis taban kaslarını güçlendireceği için ,doğum  esnasında yararı  olduğu  gibi  ileride mesanenin sarkmasını da engel olur .İş yerinde masa başı çalışan gebeler ,  2 saatte bir  10 dakikalık yürüyüşler yapmalıdır. Uzun süre ayakta durmaktan sakınmalıdır. Çünkü  3 saatten  fazla  süre  ayakta kalan gebelerin  erken doğum yapma   riskleri vardır.Hem de uzun süreli ayakta durmalar varislerin  artmasına neden olur.



Genelliklede dinlenmeler oturarak değil, uzanarak olmalıdır.

Nis 24th by halukerkur

travel_when_pregnant-1Seyahat etme, sağlıklı giden gebeliğin üzerine herhangi bir olumsuz etkisi yoktur. 8 Gebelik ayına kadar uçak yolculukları yapılabilir. Uzun uçak yolculuklarında 2 saatte bir yürüyüş yapılmalıdır. Araba ile seyahatlerde emniyet kemeri kucağa gelen bölümü karnın altına ve üst uyluğa çapraz gelecek şekilde yerleştirilmelidir. Araba yolculuklarında hıza dikkat etmeli özellikle ivmeli hareketlerden kaçınılmalı, mümküse sabit hızla gidilmelidir.

Nis 24th by halukerkur

purestock_1574r-02607a.medium_e7mwNormal doğum, rahim kaslarının kasılarak bebeği doğum  kanalına itmesi ve buradan da dünyaya gelmesi olayıdır.Bu aşamada gebe çok enerji harcar.  Normal doğum eyleminden önce rahim hazırlanır.Bu hazırlık,halk arasında ay-gün sancıları denilen 36. gebelik haftasından sonra hissedilen kasılmalarla başlar.Bu kasılmalar kısa aralıklarla olduğu gibi, düzensizdirler. Gebeler  bu kasılmaları ,bebeğin  anne karnında gerildiği  şeklinde algılarlar.



Gebelerin doğum yaklaştıkça en büyük endişeleri ; ”doğum sancılarını nasıl anlayacağım,suyun gelişini farkedebilir miyim” şeklindedir.36. Gebelik haftasından sonra her hafta yapılan doktor ziyaretlerinde  bu konular detaylı bir şekilde  anlatılır. Gerekirse NST  dediğimiz tetkik yaptırılarak bebeğin anne karnındaki kondüsyonu ve kasılmalar konusunda bilgi sahibi olunabilir.



Eğer gebeye baştan sezaryen endikasyonu konmadı ise,doğum sancıları veya suyun gelmesi beklenebilir.Gün geçmesine günümüz  koşullarında fazla müsaade edilmemektedir.



Gelelim  normal doğum eylemine; doğum eylemi  3 FAZLIDIR.



1.Fazda düzenli kasılmalar sayesinde rahim ağzında açılma ve incelme meydana gelmesidir.Rahim ağzı açıklığı 10 cm ve incelme tam olursa birinci faz biter.Bu dönem yaklaşık 6-8 saat sürer.



2. Faz tam açık rahim ağzından bebeğin dünyaya gelmesi için itilme dönemidir. Bu dönemde ağrıların şiddeti ve ıkınma hissi artmıştır. Günümüz koşullarında  normal doğum eylemi süresince epidural anestezi kullanıldığı için, gebe bunların hiçbirisini   hissetmez.Fakat  1.fazdan  2. faza    geçiş çok hızlı olursa, yani bebek çok hızlı doğum kanalında ilerle  ise,anestezi seviyeleri farklı olacağından,  geçici olarak ağrı hissedebilir.bu dönem  30   dakika civarındadır.



3. Faz ise bebek doğduktan sonra bebeğin sonunun ve zarlarının ayrılması , atılması evresidir. Bu döneme  fazla kanama olmasın diye hemen müdahale edilerek zaman kısaltılır.



TRAVAY:



Gününü dolduran gebede doğum ağrıları birden başlamaz. Doğum  6-8 saat süren bir süreçtir.Başlangıçta   kasılmalar  10 dakikada bir olup  düzenlidir.Bu durumda artık hastaeye gitme vakti gelmiştir.Hastanede yapılan  vaginal muayene ve çekilen NST ile doğum olup olmadığına rahat karar verilir.Doğum yaklaştıkça sancıların şiddeti ve  sıklığı artar . 2.5 dakikada bir gelen 45 saniye süren sancılar etkili doğum sancılarıdır.



Panik yaşamamak için kasılmaların sıklaşmasını beklememek gerekir.10 dakikada düzenli kasılmalar başlayınca hastaneye gitmekte yarar vardır.Bunun dışında kanama ve  suyun gelmesi  (altınıza çiş kaçırır  şekilde ıslatmış iseniz ) durumunda evde beklemek yerine hemen hastaneye gitmelisiniz.



Nis 25th by halukerkur

getImage.aspx

Günümüz Türkiye’sinde normal doğum oranları düşmekte, sezaryen oranları yükselmektedir. Çünkü doğumda meydana gelebilecek doğum komplikasyonları, doktor hatası olarak algılanarak, hemen Kadın Doğum Hekimi suçlanmaktadır. Karşılaşılan komplikasyon sonucu, hemen sorulan soru  şu oluyor; ”Sezaryen  yapılsaydı bu durum olur muydu?”. Bu soru ile fazla karşılaşmamak için sezaryen endikasyonları geniş tutulmaktadır.







Sezaryen endikasyonlarını şu şekilde sıralayabiliriz:



- Eskiden sezaryen ile doğum yapanlara,



- Myom operasyonu geçirenlere,



- 4000 Gr.ın üzerinde doğması beklenen bebeğe,



- Makad gelişi olan bebeğe,



- Doğum esnasında kalp atışları düşen bebeğe,



- Diğer tıbbı endikasyonlar (kanamalar-preeklamsi) için,



Sezaryen ile doğum yaptırılmalıdır.



Sezaryen ile doğum, yine epidural anestezi altında yapılmakta olup, operasyon süresi normal koşullarda yaklaşık 30-45 dakika sürmektedir. Epidural anestezi altındaki anne, bebeği çıkarılır çıkarılmaz  gördüğü için, sonradan oluşacak spekülatif konuşmaları da engellemiş olmaktadır.



Epidural anestezi ile sezaryen olan anne odasına gelir gelmez bebeğini beslemeye başlayabilir. Operasyondan 6 saat sonra da ağızdan sıvı gıdalar almaya başlayabilir. Çabuk ayağa kalktığı için barsak yani gaz sounu yaşamaz. Fakat bazen mesane tembelliği olduğu için çişini yapamayabilir, bu durum geçiçidir. Hassas kişilerde bazen tansiyon düşüklüğü ve bulantı-kusma görülebilir. Tıbbı tedavilerle bu durum düzeltilir. Kaşıntılar da epidural anestezide görülen istenmeyen yan etkilerdendir.



Sezaryenden sonra  büyük tuvaletinizi yapıncaya kadar çiğ sebze ve mevya yemekten sakınınız. Haşlanmış besin tüketmek barsaklarınızı rahatsız etmiyeceği için gaz sancınız olmaz. Operasyon öncesi  sulu lavman yapılanlar 3gün tuvalete çıkmaması normaldir. Eğer 3. gün tuvalete çıkamazsanız  yağlı lavman pomadlarından yaralanabilirsiniz. Fakat fazla gaz sancısı var ise, bulantı kusmada oluyor ise durum ciddi olabilir doktorunuzla temasa geçmelisiniz. Operasyon yerini  sık pansuman yapmak gereksizdir, genelde cilt altı enfeksiyonlar 3-4 .gün oluşacağı için pansumanızı bugünlerde açmak iyi olur. Her hangi kızarıklık, akıntı, morarma ve zonklama yok ise herşey yolunda demektir. 4.günden sonra yaranızın üstünü kapatmak ve üzerine dezenfektan bir madde sürmek  gerekmez. Operasyonun haftasında doktorunuz sizi gördükten sonra da ayakta  duş şeklinde banyo yapabilirsiniz. Özel yara pansuman malzemesi uygulanmak süretiyle  erken banyoya  müsade eden doktorlar var, benim sahsi  fikrim: aşırı hareket nedeniyle yara yerindeki ağrılarımızı tekrar oluşmasına neden olabilir. Bu yüzden banyo için bir hafta beklemenin daha iyi olacağı kanısındayım.

Nis 25th by halukerkur

Konular